Ana içeriğe atla

BİR PSİKİYATRİSTİN GİZLİ DEFTERİ


Kitabın Yazarı: Gary Small
Yayınevi: NTV Yayınları
Sayfa Sayısı: 336 sayfa
Fiyat: 20 tl


' Zihinsel hastalığı olan ve kendinde yardım alacak gücü bulanlara adanmış bir kitap.. '

GARY SMALL VE GİGİ VORGAN



Kitabın Arka Kapağı
Gerçek hikayeler kurgudan çok daha tuhaftır, Dr. Gary Small bunu gayet iyi biliyor. Psikiyatriyle ve insan beyni üzerine çığır açıcı araştırmalarla geçen 30 yıl içinde Dr. Small pek çok şey görmüş. Artık ofisinin kapılarını açmaya ve kariyerinin en gizemli, ilginç ve tuhaf hastalarını anlatmaya hazır.

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri doktorun en şaşırtıcı vakalarının etkileyici kayıtlarından oluşuyor. Bu kitap bir psikiyatristin zihnine ve onun giderek gelişen mesleki yaşamına yapılan aydınlatıcı bir yolculuk. Kitabı okurken kendinizi bizi insan yapan şaşırtıcı tuhaflıklar üzerine düşünürken bulacaksınız.

Sıkça komik, kimi zaman trajik ve daima etkileyici Dr. Small, sizleri kariyeri boyunca Boston'un kalabalık acil servis koridorlarından başlayıp ülke elitlerinin multimilyon dolarlık kayak localarına dek uzanan bir geziye çıkarıyor. Bu gezi sırasında birbirinden tuhaf gerçek karakterleri anlatırken histerik körlükle, penisinin küçüldüğüne inanan bir adamla, gizli sürdürülen çifte hayatlarla ve ürkütücü derecede psikotik romantik arzularla başediyor. Akıl hocası, hastası olduğunda ise kariyeri ve kişisel hayatı tam bir döngüyü tamamlayarak Small'un kimsenin zihinsel araştırmanın ötesinde olmadığını anlamasını sağlıyor, kendisinin bile..

İçindeki Hikayeler
  1. Seksi Bakış
  2. Kafa Üstü Duran Çıplak Kız
  3. Elimi Tut Lütfen
  4. Bayılan Kız Öğrenciler
  5. Bebek Aşkı
  6. Sessizliğin Tedavisi
  7. Küçülen Penis
  8. Delicesine Endişeli
  9. Gözleri Tamamen Kapalı
  10. Beyin Sisi
  11. Rüyalardaki Düğün
  12. Işıklar Sönerken
  13. Bitimsiz Alışveriş
  14. Aile Bağları
  15. Sahtekar Psikiyatrist
BİR PSİKİYATRİSTİN GİZLİ DEFTERİ VE GARY SMALL



" Bizler hayatta çoğu zaman korkumuzu yenmek ve korkunun altında yatan çatışmaları çözümlemek için en korktuğumuz şeylerin peşine düşeriz. "

Kitap Hakkında Şahsi Yorumlarım
Kitabı okurken kendinizi bazen Sherlock Holmes gibi bile hissedebiliyorsunuz. Aradaki tek fark burada bulmak istediğiniz hastanın psikolojik etkisinin ne olabileceği. Kitaba başlama sürecinde ismi çok dikkatimi çekmişti, bölümümden olsa gerek. 15 tane sıradışı vakaları (tabi şimdiki zamana göre biraz daha basit bulunsalar da 30 yıl öncesine oranla tabiki sıradışı) okurken Dr. Small'un da hatalarını düştüğünde anlatması, hastaların çoğu zaman geride durması, bir çok insanın psikiyatriste yönlendirildiğinde "deli miyim ben?" demesi vb. gibi şeyler kurguyu daha bir hızlandırır vaziyette.

Benim okurken en dikkatimi çeken, daha bir ilgimin yöneldiği vaka Gözleri Tamamen Kapalı vakasıydı. Tıp kelimelerinin, ilaçların, hastalıkların isimlerinin yanında açıklamasının da bulunması okuru pek bir rahatlatıp bilgilendiriyor. Dr. Gary Small'un vakaları çözerken ki azmi, çözümlemeleri; anlatımındaki egosunun, kariyerinin de yükselişi kitabın okunulmasında büyük etken olmalı. Yazarın yani Dr. Gary Small'un sizinle konuşma havasındaki yazısı o anı yaşıyormuşşun gibi hissettiriyor.

Kesinlikle psikolojiye biraz ilginiz varsa bu kitabı okuduktan sonra daha bir ilgilenip, bu tarzda diğer kişisel gelişim veya Freudyen kitaplar okumak isteyeceğinize eminim.

Siz okudunuz mu?



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OLDBOY-İHTİYAR DELİKANLI FİLM ANALİZİ(IMDb 8.4/10)

Film sizi rahatsız edici bir boyutta olabilir? Nefret mi edeceksiniz? Yoksa sevecek misiniz?

..

Oldboy, yönetmenliğini Park Chan-wook'un yaptığı; başrollerinde Min-Sik choi, Yoo Jie-tae ve Hye-jeong Kang’ın  mükemmel performans gösterdiği bir 2003 filmidir. Chan-woon kaliteli intikam senaryolarıyla dizili filmleriyle tanınmış ünlü bir yönetmendir. Aslında bu filmde 3'lü serisinden biridir ancak serideki filmlerinin birbirleriyle pek alakası yoktur, yani filmi izlerken ihtiyaç duyacağınız başka olaylar veya karakterler olmayacaktır.
Quentin Tarantino yönetmen Chan Wook Park’ın çok büyük bir hayranı ve İhtiyar Delikanlı Tarantino’nun jüri başkanlığı yaptığı Cannes Film Festivali’nde Jüri özel ödülü olan Grand Prix’i aldı.
Bu filmi yazmak için uzun zamandır düşünüyorum. O kadar yoğun kurgusu var ki size nasıl aktarayım diye derin düşüncelerin içerisindeyim. Tuttuğum notlar sayfa sayfa... Size içimdekileri tam anlamıyla ifade edebilecek miyim? Bol spoiler vermek zorundayım bunu ba…

FARKLILIKLARIYLA SKAM..

MERHABA ARKADAŞLAR :)
        Size keşfettiğim bir diziden bahsetmek istiyorum. SKAM bir tür dostluk ve cinsellik üzerine kurulu bir Norveç dizisidir.4 sezondan oluşuyor her sezon 10 veya 11 bölümdür. Yönetmeninin ve senaristi aynı kişi üstleniyor. Julie ANDEM..
        Öncelikle sıkı bir Shameless dizisi takipçisiyim. 7. Sezonu bitirmiş araştırmalara koyulmuş bir vaziyetteydim acaba 8. sezon başlayacak mı?, diğer kullanıcılar ne düşünüyor bu konu hakkında falan diye aşağılarda yer alan yorumları okurken kullanıcıların sıklıkla bahsettiği Skam dizisi dikkatimi çekti.Skam utanç demek bir noktada Shalemess(Utanmazlar) ile anlam benzerliği taşıdığından meğer bu diziyi yorumlarda bahsetmişler ama Shameless'tan çok farklı bir dizi. 


SKAM


SHAMELESS


        Bende diziyi araştırmaya koyuldum Google'a ilk yazdığımda başrolünde bir kapalı kızı  görmem çok daha fazla ilgimi çekti bende bir bakayım neden bahsediyor nasıl bir dizi acaba diye başladım ve 4 veya 5 günde 4 sezonluk d…

the 100 2. SEZON İNCELEMESİ

MERHABA ARKADAŞLAAAR        Bir önceki yayınımda yeni başladığım bir dizinin ilk sezonunun incelemesini yapmıştım. 2 gün gibi bir sürede de 2. sezonu (16 Bölüm)  bitirmiş bulunmaktayım. Bazı şeyleri öğrenme uğruna insanları denek olarak kullanır mısınız? Kendi bir grup halkınızı kurtarmak için 500 tane masum veya vahşi insanın canına kıyar mısınız?   Bir savaşta olduğunuzu düşünelim kalbinizle mi aklınızla mı hareket edersiniz? Güvendiğimiz insanlar güvenimizi kırarlar mı? Düşmanla ittifak kurmak ne kadar sağlıklı?          Bu soruları ve cevapları sık sık duyacağımız bir 2. sezona hazır olmalısınız...         1. sezonda ne olursa olsun öldürmeyen bir Ark halkı bir anda 2. sezonda cinayetlerin ortasına düşüyor resmen. Hiç beklemediğimiz insanlardan beklenmedik hareketlere şahit oluyoruz. Acaba bu kısmı biraz Game of Thrones'a benzetebilir miyiz? Yaşı küçük olmasına rağmen önder koltuğuna oturan bir Clarke. Her dediği yapılan, saygı duyulan bir Clarke. Peki Clarke doğru olan şeyleri yapma…